Kolostrum Nedir? Kolostrum nedir sorusunun en kısa cevabı; emzirme dönemimde üretilen sütten içerik olarak farklı olmasıdır. Ağız sütü olarak da bilinmektedir, kan ve enfeksiyon barındırmamaktadır. Genellikle doğumdan hemen sonra, ilk 6 saatte annenin meme dokusu yani süt bezleri tarafından üretilen yoğun olarak sarı renkte ve kremamsı bir likit olarak tanımlanmaktadır. Ancak rengi koyu sarıdan, kahverengine kadar değişebilmektedir.

Kolostrum Nedir?

Çoğunlukla doğumdan hemen sonraki ilk 3 günde gelen ve süt bezleri tarafından üretilen ilk süt kolostrum ile ilgi yapılan araştırmalar sonucunda; kana çok yakın bir yapıda olduğu ve kan ile normal süt arasında bir geçiş maddesi olarak görev yaptığı gözlemlenmiştir. Antikorlar, vitaminler ve mineral bakımından zengin ve besleyici özelliklere sahiptir. Bebeğin de ilk besinidir. Bebeği ileride birçok mide ve bağırsak hastalığına karşı koruyacaktır.

Önemi nedir?

Kolostrumun içerisinde yeni doğmuş bir bebekte henüz yapılamayan antikor niteliğinde maddeler bulunmaktadır. Bu maddeler ise annenin meme bezinden salınmaktadır ve bebeğin ince bağırsaklarından tamamıyla emilerek, bebeğin antikor yapma özelliği gelişene kadar mikroplardan karşı korumaktadır.

Bazı anne adaylarında gebelik döneminde de kolostrum gelebilmektedir. Nedir bu diye soruyorsanız; hamilelik sürecinin 16.haftasına gelindiğinde ve süt salgılanmaya başlandığında meme ucunda açık sarı renkte ve az miktarlarda gelen sıvıdır..

Kolostrum adı verilen bu sıvı, ilk gelmeye başladığı zamanlar yoğun bir kıvamda iken, zamanla daha sulu ve açık renkli bir hal almaktadır.

Kolostrum anne sütünün çok önemli bir parçasıdır

Yeni doğan bebeklere büyüme ve koruyucu faktörler sunmanın dışında, bağışıklık sistemini oluşturmaktadır. Bu da anne tarafından ulaşılan ve bebeğe geçirilen pasif gastrointestinal enfeksiyonlara karşı koruma sağlamaktadır. Yapılan araştırmalar ile, kolostromun alınmasıyla üst solunum yolu ve barsak hastalıklarına yakalanma oranının 7 kat azaldığı tespit edilmiştir.

Bebeklere faydaları

  • Yeni doğan çocuklar, küçük bir sindirim sistemine sahip olduklarından dolayı kolostrum besinleri konsantre ve düşük formda verilmektedir.
  • Laksatif etkisi oldukça yumuşaktır, mekonium denen bebeğin ilk dışkısının kolay geçişli olmasını sağlamaktadır. Bu da doğum sırasında bebekte kan hacminin azalması nedeniyle büyük miktarlarda ölü kırmızı kan hücrelerinden oluşan bir atık olan fazla bilirubinin atılmasını sağlamaktadır ve sarılığı önlemeye yardımcı olmaktadır.
  • Kolostrum, akciğerler, boğaz ve bebeğin bağırsak mukoza zarının korunmasına yardımcı olur ve ‘sekretuvar immünglobulin’ (IgA) olarak adlandırılan çok sayıda antikor içermektedir.
  • Kolostrumun içerisinde lökositler çok sayıda bulunmaktadır. Bu durum da yeni doğmuş bebeği zararlı bakteri ve virüslerden korumaya başlamaktadır.

Alerjiler ve Otoimmün Hastalıklar

Kolostrumdaki PRP, alerjiler ve otoimmün hastalıklarla (multipl skleroz, romatoid artrit, lupus, myastenia gravis)  bağlantılı, ağrı, şişme ve enflamasyonu azaltmakta ve ortadan kaldırmaktadır. Bu etkiler, PRP’nin;  lenfositler (beyaz kan hücreleri) ve T-hücrelerinin aşırı üretimini engellemesi yeteneği ile bağlantılıdır.

Bakteral ve Viral enfeksiyonlar

Son dönemlerde yapılan birçok klinik çalışma, kolostrumun AIDS – HIV hastalarında  fırsatçı enfeksiyonların neden olduğu sindirim yolu iltihabını tersine çevirmede etkili olduğunu gözlemlemiştir.

Kolostrumun, antifungal, antiviral ve antibakteriyel özellikleri, E. coli, Candida albicans, Rotavirüs ve Cryptosporidium gibi patojenleri yok etmek için olanak sağlamaktadır.

1980 yılında bir İngiliz araştırmacı kolostrumdaki antikorlar ve immünglobulinlerin büyük bir kısmının vücut tarafından emilmediği, ve sindirim sisteminde kaldığını göstermiştir.

Orada ise, gıda ve su kaynaklı hastalıklara neden olan organizmalara saldırıyorlardı. Yapılan klinik çalışmalarda, kolostrumun,  ilk önce bakterilerin bağırsak duvarına tutunmalarını engellediğini ve ikinci olarak da bakterilerin kendilerini yok ederek bağırsak enfeksiyonlarını önlemede etkili olduğu gözlemlenmiştir. Kolostrum,Campylobacter, Helicobacter pylori, Listeria, Salmonella, Shigellosis ve streptokokun beş ayrı türünü öldürme yeteneğine sahip olduğunu kanıtlamıştır.

İsveç’teki Umea Üniversitesinde yapılan ve sonuçlarıl ‘Antiviral Research‘ adlı derginin 2004 Ekim sayısında yayınlanan araştırma sonucuna göre sığır kolostrumu; HPV olarak da bilinen insan papillom virüsünün aktivitesini inhibe eden laktoferrin proteini bakımından zengindir.

Kolostrum Takviyeleri

Kolostrum, likit, tablet, toz, kapsül toz gibi bir çok formda bulunmaktadır. Genel olarak; likit kolostrumun raf ömrünün kısalığından ve tablet üretiminde kolostrumun etken  maddelerinin biyolojik aktivitesinin çoğunluğunun tahrip olması sebebiyle, daha çok toz hali tercih edilmektedir.

Genel Hastalık belirtileri ile yetişkinler için önerilen doz günde iki defa suyla alınan 1,000-2,000 mg. kapsül toz kolostrumdur. Önleyici dozlar hastanın seçimine bırakılmıştır. Çocuklara da kolostrum verilebilir ancak doz, yetişkinlerden daha az olmalıdır.

Kolostrum Nedir? adlı yazıyı bitirdiyseniz, nedir ile ilgili diğer yazılarımıza buraya tıklayarak göz atabilirsiniz.

En son haberler ve güncellemeler için Instagram ve YouTube hesaplarımızı takip edebilirsiniz.

Soru & Cevap

antrenmanprogramii

Yorum Yap

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin